Tıbbi Cihazda Ürün Değil Üretim Teşvik Edilmeli


Büyük oranda ithalata bağımlılığın söz konusu olduğu tıbbi cihaz sektöründe, 5746 sayılı Ar-Ge Kanunu’nun yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Yeni girişimlere olanak sağlamaktan uzak olduğu öne sürülen söz konusu düzenleme; 50 araştırmacı personeli şart koşuyor. Bu şart yerli firmalar için imkânsız manası taşıyor.

Tıbbi Cihaz Sektörü temsilcileri Ankara’da düzenlenen bir çalıştayda bir araya geldi. Sektörün tüm paydaşlarının katıldığı Türkiye Tıbbi Cihaz Sektörü Yatırım Fırsatları ve Kamu Destekleri Çalıştayı’nda; iç pazardaki yerli üretim payının geliştirilmesi, tıbbi cihaz yatırımları ve kamu destekleri, yatırım, üretim ve büyüme sorunları karşısında çözüm önerileri ele alındı.

Türkiye’de tıbbi cihaz pazarı panoramasını anlatan TOBB Türkiye Medikal Meclis Başkanı Sayın Özgür İncekara yüzde 85 oranında ithalata bağımlılığın söz konusu olduğunu kaydetti. İncekara şu bilgileri verdi:

“1,6 milyar dolar tıbbi cihaz pazarına sahip Türkiye’de 1,4 milyar dolar ithalata karşılık, 200 milyon dolar ihracat yapılıyor. İthalatın yüzde 30’u ABD’den, yüzde 20’si Almanya’dan gerçekleştiriliyor. Dış ürünlerin ihraç oranı yüzde 15. İhracat Ortadoğu Ülkeleri, Azerbaycan, Almanya ağırlıklı. Tıbbi cihaz üretiminde istihdam 20 bin kişi dolayında. Yaklaşık 600 adet yerli üretici var.”

Yerli üretim ihtiyacı karşılar 

Çalıştayda konuşma yapan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, “Çin’den daha pahalı ama Avrupa kadar kaliteli üretim yapıyoruz" diye konuştu. Otomotiv sektöründe Türkiye’de üretilip de üretim hatası nedeni ile geri çağrılan bir araç olmadığını vurgulayan Ergün, ülke olarak birçok sektörde ihtiyaçların yerli üretimlerle karşılanmasının mümkün olduğunu ifade etti.

“Yalnız yapmamız gereken bazı işler var” diye sözlerine devam eden Bakan, “Bu kapsamda bazı yöntem ve alışkanlıkların değiştirilmesi gerekiyor. Birçok sektörde ihtiyaçların yerli üretimle karşılamanın, maliyet ve kalite anlamında da büyük avantajlar sağlayacaktır” dedi.

Ar-Ge Kanunu gerçekçi değil 

İncekara, Türkiye’de üretilen tıbbi cihaz ve malzemelerin; ameliyathane cihaz ve aksamları, cerrahi alet ve cihazlar, X-ışınlı cihazlar, tıbbi cihaz in-vitro, steril dikiş malzemeleri, kuvöz tıbbi mobilya ve aksamlar, laboratuvar sistemleri ve sarf malzemeleri, anestezi, diş üniteleri ve diş aletleri olduğunu anlattı. 

Ar-Ge’yi bilimsel bilginin, pazar değeri taşıyan ürünlere dönüştürülmesi olarak tanımlayan İncekara; 5746 sayılı Ar-Ge Kanunu’nun yeni girişimlere olanak sağlamaktan uzak ve gerçek hayatla ilgisi olmadığını öne sürdü.

“Bu kanunla getirilen, 50 araştırmacı personel şartı, yerli firmalar için imkânsız manası taşıyor. Yeni kurulacak hiç bir isletmeye şans tanımamasının yanında orta ve küçük ölçekli şirketlere de teşvik sunmuyor” diye konuşan İncekara, üniversite ve teknokentlerde bulunan teşvik imkânlarının / muafiyetlerinin fabrika yerinde de uygulanmasının sağlanması gerektiğine dikkat çekti.

“Üretim teşvik edilmeli, ürün değil!”

Yerli malını Ar-Ge’ye yönlendirecek basit, yalın bir vergi düzenlenmesinin önemli bir adım olduğunu kaydeden İncekara şunları kaydetti:

“Ara malların ithalatında yüzde 18 KDV girdisiyle üretildikten sonra yüzde 8 ile satılırsa; bu ithal al üretme, üretme satın al anlamına gelmektedir. Üretim, sosyal sonuçları itibariyle bir sanayi projesidir.

Sektörde, deneyim sahibi insan gücüne muhakkak ihtiyaç vardır. Lisans ve lisansüstü eğitim ve ders planlamasında örgencilere temel Ar-Ge bilgisayar destekli programlarını kullanabilecek yetenekte eğitim ve öğretim verilmelidir. Staj işini çok ciddiyetle ele almalı ve bu hususta yaptırım uygulanmalıdır.”

Ar-Ge için vergi desteği

İncekara, verilen teşviklerde üniversite ve özel sektör işbirliğinin teknokent ve sanayi kümelenmesiyle sınırlı olmaması gerektiğini belirterek, “Firma ile üniversite her zaman direk işbirliğinde olabilmeli ve firmalar her şartta teşvik ve yardımlardan faydalanmalıdır. Üründe kalitenin artması için, cirosunun en az yüzde 4’ünü Ar-Ge harcamalarına ayıran bir kuruluşa vergi desteği verilmelidir. Uzun Ar-Ge çalışmaları sonucunda üretilen bir ürünün kopyalanması karşısında telif/patent haklarının korunması, ciddi bir suç sayılması ve caydırıcı cezaların uygulanması yasalarla düzenlenmelidir. Araştırma yapma şansı olmayan şirketlerimiz için; araştırmaların kamu tarafından yapılması yapılabilirlik raporlarının da kamuca hazırlanması gereklidir. Mevcut fabrikaların faaliyetlerinin devamını sağlamak da öncelikli olmalıdır” dedi.

Spotlar

“5746 sayılı Ar-Ge Kanunu yeni girişimlere olanak sağlamaktan uzak ve gerçek hayatla ilgisi yok. Bu düzenleme yeni kurulacak hiç bir işletmeye şans tanımıyor; orta ve küçük ölçekli şirketlere de teşvik sunmuyor”

“Deneyim sahibi insan gücüne ihtiyaç var. Lisans ve lisansüstü eğitim ve ders planlamasında öğrencilere temel Ar-Ge bilgisayar destekli programlarını kullanabilecek yetenekte eğitim verilmeli”


  Dosyayı İndirin. PDF

Tarih18 Ocak 2012 Yazışma Adresi: Pazarlama Bölümü
İncekaralar A.Ş.
1404. Sok. No:16 N. Akar Mah.
06520 Balgat ANKARA
E-posta: fusun.yigit@incekara.com.tr